Zurück

Versandkostenfrei ab einem Bestellwert von 50 €

Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler

  • Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler

Versandzeit 2- 3 Werktage

  • Artikelnummer: AA-163.14.299
  • ISBN: 9786050833386

Dört melek tarafından korunan Kadimzamanlar, evrenin kalbidir. Burada zaman farklı akar. Bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir.

€ 11,-*

* Inkl. MwSt., zzgl. Versandkosten

Zur Wunschliste hinzufügen

  • Versand am gleichen Tag TooltipBis 16 Uhr eingehende Bestellungen werden am gleichen Tag versendet
  • Versandkostenfrei ab einem Bestellwert von 50 €
  • Schnelle Lieferung ins Ausland
  • Sichere Zahlung mit SSL-Verschlüsselung
Placeholder

Semerkand Online Whats App İletişim Hattı 01745251515

“WhatsApp üzerinden 09:00 ile 00:00 saatleri arasında müşteri hizmetlerine ulaşabilirsiniz.”

Produktbeschreibung

Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler

Dört melek tarafından korunan Kadimzamanlar, evrenin kalbidir. Burada zaman farklı akar. Bu ne hükümetlerin, ne generallerin ne de başkanların tarihidir. Kadimzamanlar’ın her sakini kendi zamanının hikâyesini yazar: İnancını yitiren toprak sahibi Popielski, geçmişinden kopmak istemeyen Michał, kendini ormana hapseden Kötü Adam, savaşla birlikte vicdanını yitiren Ivan Mutka, dünyanın karmaşasını emen kahve öğütücüsü, deliliğin sınırlarında dolaşan ve kabul edilmeyen Başak, ölümün yaşamı olan mantar miselleri, ağlamayı unutan Paweł, değişimlerle çalkalanan insan karşısında hiç değişmez gözüken meyve bahçeleri… Peki kim yazmaktadır zamanın kaderini?

 

Dünya edebiyatının önde gelen seslerinden, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Olga Tokarczuk, Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler’de dünyanın bir mikrokozmosu olarak irdelenen bu mitsel Polonya kasabasından kesitler sunuyor; 1914’ten 1980’e kadar insanlığın değişimini, Kadimzamanlar’da yaşayan üç neslin arketip fertleri üzerinden anlatıyor. İki savaş arasındaki çöküşü, masalsı olduğu kadar vurucu bir tonda resmederek okuru varlık, hiçlik, zaman, modernite, fanilik üzerine düşünmeye çağırıyor.

 

“Muhteşem bir yazar.” Svetlana Alexievich

 

“Tokarczuk ile birlikte, Nobel sadece bir kadın yazarı seçmedi, yüzyılının sesini seçti. Olga Tokarczuk, şiirsel üslubu ve akılda kalan hikâyeciliğiyle dönemine iz bırakan bir yazar.” Didier Jacob, L’Obs

 

“Merak uyandıran, dokunaklı bir roman.” ―The Independent

 

“Tokarczuk’un büyüleyici gerçeklikteki becerisi, hayranlık verici dengesiz bir evren ve unutulmaz bir hikâye yaratıyor: Kadimzamanlar, sadece güvenlik duygusunu değil, mekân ve zaman algısını da kaybettiğimiz bir yer.” ―Exberliner

 

Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler garip bir şekilde sakinleştirici bir etkiye sahip. Güçlü ve uzun bir süre yankısı sürecek, unutulmayacak bir hikâye.” ―World Literature Today

 

Kitaptan Alıntılar

İki tür öğrenme vardır. İçeriden ve dışarıdan. Birincisi en iyi, hatta yegâne yöntem olarak kabul edilir. İnsanlar uzak yolculuklarla, izlemekle, okumakla, üniversitelerle ve derslerle öğrenirler –onların dışında olup bitenlerden öğrenirler. İnsan öğrenmek zorunda olan aptal bir yaratıktır. Bu nedenle kendine bilgi yükler, onu bir arı gibi toplar, daha fazlasını ekler, kullanır ve işler. Ancak içinde “aptallık” vardır ve öğrenmeye gereksinir, işte bu değişmez.
 
İnsanlar, hayvanlardan, bitkilerden ve de özellikle nesnelerden daha yoğun yaşadıklarını düşünürler. Hayvanlar, bitkilerden ve nesnelerden daha yoğun yaşadıklarını hissederler. Bitkiler, nesnelerden daha yoğun yaşadıklarını hayal ederler. Ancak nesnelerin ömrü uzundur ve bu ömür her şeyden daha çok canlıdır.
 
Düşlemek, özünde yaratıcıdır; madde ve ruhu uzlaştıran bir köprüdür. Özellikle yoğun ve sık yapıldığında. Sonra imge bir madde damlasına dönüşür ve yaşamın akımlarına katılır. Bazen yolu boyunca, içinde bir şey çarpıtılır ve değişir. Böylece yeterince güçlüyse, tüm insan arzuları gerçek olur –ancak her zaman tamamen beklendiği gibi olmaz.
 
Sadece uyuyacaksan neden dünyaya geldin ki?
 
Zamanın sınırlarının ötesinde olan Tanrı’nın, Kendini zamanın içinde ve dönüşümlerinde göstermesi gariptir. Eğer Tanrı’nın “nerede” olduğunu bilmiyorsanız –ki insanlar böyle sorular sorarlar– değişen ve hareket eden, bir şekle uymayan, dalgalanan ya da ortadan kaybolan her şeye bakmalısınız: Denizin yüzeyine, güneşin halesinin dansına, depremlere, kıtasal sürüklenmeye, karların erimesi ve buzulların hareketine, nehirlerin denize akmasına, tohumların filizlenmesine, dağlara şekil veren rüzgâra, annesinin karnında gelişen fetüse, gözlerin çevresindeki kırışıklıklara, mezarda çürüyen bedenlere, olgunlaşan şaraplara veya yağmurdan sonra çıkan mantarlara.
 
Savaş sonsuza kadar sürer. İnsanlar her yerde olduğu gibi doğar, umutsuzca âşık olur ve ani bir ölümle kısa sürede ölürler. Ancak yaşam ne kadar fazla acı getirirse, onlar da o kadar fazla yaşamak isterler.
 
Öyle ki, yeni bir şeyin başlaması için bir şeyler sona ermeliydi. Bu ürkütücüydü, ancak böyle olmalıydı. Geri dönüş yoktu, bu dünya ölüme mahkûmdu.
 
Öldürmek, hareket hakkını almayı kapsar, ne de olsa yaşam harekettir. Öldürülmüş bir beden hareket etmez artık. Bir insan, bir bedendir. Ve bir insanın deneyimlediği her şeyin bedende başlangıcı ve sonu vardır.
 
İşte o zaman bu yetersizlik hissinin, her şeyin temelinde yatan, her şeyde, her olayda varlığı olası kederin nereden geldiğini anladı –her şeyi birden kavramak olanaksızdır.
 
Meyve bahçesinde, ağaçların çiçek açmalarını engellemenin imkânsız olduğu gerçeğini ve taç yapraklarının kaçınılmaz olarak döküleceğini, zamanla yaprakların kahverengiye dönüşüp düşeceklerini düşünürdü. Doğru olmadığını bildiğinden, gelecek yıl aynı şeyin tekrar olacağı düşüncesi onu rahatlatmazdı. Ertesi yıl ağaçlar farklı olacaktı –dalları daha büyük, daha ağır, çimen de farklı olacaktı meyveler de. Bu çiçeklenen dal asla tekrarlanmayacaktı. “Çamaşırları böyle asmak asla tekrarlanmayacak,” diye düşünürdü. “Ben asla tekrarlanmayacağım.”
 
İnsanlar hayal kurar ve düşlerini, gerçek olarak düşündükleri şeyle karıştırırlar.
 
Tüm bitkiler gibi ıhlamur ağaçları da kökenleri ağacın tohumlarında yatan, sonsuz bir düş yaşar. Düş, onunla büyümez veya gelişmez, yani her zaman aynıdır. Ağaçlar zamanda değil, mekânda hapsolmuştur. Düşleri sayesinde zamandan sonsuza dek salıverilmiştir. İçinde, ne hayvanların düşlerindeki gibi duygular büyür, ne de insanların düşlerinde olduğu gibi görüntüler ortaya çıkar.
 
Düşünmek için zamanı yutmak; geçmişi, şimdiki zamanı, geleceği ve sürekli değişimi içselleştirmek gerekir. Zaman; daima insan aklının içinde çalışır. Dışında asla yer almaz.
 
İnsan acısını zamana koşar. Geçmiş yüzünden acı çeker ve acıyı geleceğe sürükler. Bu biçimde kederi yaratır.
 
Duygu hayvanlarda daha temizdir, çünkü düşünceye bulaşmamış haldedir.
 
Tanrı görür. Zaman kaçar. Ölüm kovalar. Sonsuzluk bekler.

Eigenschaften

Eigenschaften: Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler

  • Autor Olga Tokarczuk
  • Verlag Timaş Yayınları
  • Artikel Nummer AA-163.14.299
  • Seitenanzahl 320
  • Erscheinungsjahr 2020
  • weiterlesen
  • Einband Softcover
  • İSBN 978-605-08-3338-6
  • Abmessung: -

Lieferung und Versand

Lieferung und Versand

Die Lieferung erfolgt innerhalb Deutschlands 2 – 3 Werktagen und Außerhalb Deutschlands 3 – 7 Werktagen. Anhand der DHL-Sendungsnummer die Sie auf Ihrer Versand-Mail finden, können Sie die Lieferung verfolgen.

Zusatzinformation

Können Sie Ihren Bestellstatus nicht verfolgen, kontaktieren Sie uns unter der Shop-Hotline +49 (0) 2203 369490 (Festnetztarif) oder unter der Shop eMail [email protected] Wir helfen Ihnen gerne weiter.

Produkte vergleichen Löschen Sie alle Produkte

You can compare a maximum of 3 products

    Hide compare box
    Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler

    Kadimzamanlar ve Diğer Vakitler

    € 11,-*

    Semerkand Online / 5 - 9 Bewertungen @ Semerkand Online
    Wir benutzen Cookies nur für interne Zwecke um den Webshop zu verbessern. Ist das in Ordnung? JaNeinFür weitere Informationen beachten Sie bitte unsere Datenschutzerklärung. »